İnsan Halleri Serisi – III
Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:
Bildiklerimin bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.
İnsan,
alışkanlıklarını fark ettiğinde çoktan onlara teslim olmuştur. Çünkü
alışkanlık, karar verildiği anlarda değil; artık karar vermeye gerek
kalmadığında ortaya çıkar. Başlangıçta masumdur her şey. Bir kez yapılır, sonra
bir kez daha. “Bunda ne var?” denir. İşte o cümle, alışkanlığın kapıyı
araladığı ilk andır. İnsan, kendini korumak için kurallar koyduğunu sanır ama
çoğu zaman kurallar, alışkanlıkların sessiz kılıfıdır. Alışkanlık; tekrar
değildir yalnızca. Bir şeye tekrar tekrar katlanabilme hâlidir.
![]() |
| Fashion plate of 1830s riding habits |
İnsan Neye Alışır?
İnsan en çok
eksik olana alışır. Konuşulmayanlara, sorulmayanlara, ertelenenlere. İlk başta
can acıtır. Sonra sızlar. En sonunda sessizleşir. Sessizlik, alışkanlığın en
tehlikeli hâlidir. Çünkü insan, artık rahatsız olmadığını zanneder. Oysa
alışmak, kabullenmek değildir. Alışmak, vazgeçmenin nazik adıdır. Bir kapının
gıcırdamasına alışılır mesela. Başta rahatsız eder, sonra duymamayı öğrenirsin.
Ama kapı hâlâ gıcırdar. Sorun kapıda değil, duymamayı öğrenen kulaktadır.
![]() |
| Montégut-1886-Premier Habit-02 |
Alışkanlık, Kendini Gizleme Sanatıdır
İnsan,
alışkanlıklarıyla kendini saklar. “Böyle gelmiş böyle gider” der. Aslında demek
istediği şudur: “Değişmek zor, alıştım.” Bir şeye alıştığında, onu sorgulamayı
bırakırsın. Sorgulamayı bıraktığında, orada kalırsın. Ve insan, en çok kaldığı
yerde yaşlandığını fark etmez. Alışkanlık, bazen bir ilişkidir. Bazen bir
cümle. Bazen her gün aynı saatte susmaktır.
![]() |
| Wont you come to my tea party (NYPL Hades-1867425-1697905) |
Kural Koyan Kim?
Alışkanlığın
bir kuralı varsa, onu yazan çoğu zaman insanın kendisi değildir. Zaman yazar.
Korku yazar. Yorgunluk yazar. “Bundan sonra böyle” dediğimiz şeyler, çoğu zaman
bir karar değil; bir tükenmişliğin cümleye dönüşmüş hâlidir. Ve insan, en çok
da iyi olana değil; katlanabildiğine alışır.
![]() |
| Wont-stop |
İnsan Hali
Bazı
alışkanlıklar vardır, insanı ayakta tutar. Bazılarıysa sadece düşmesini
geciktirir. Aradaki farkı anlamak zordur. Çünkü ikisi de tanıdık hissettirir. Ama
şunu bilirsin: Eğer bir şey seni büyütmüyorsa, muhtemelen seni tutuyordur. Alışkanlık
güven verir. Ama her güvenli yer, iyi bir yer değildir.
Alışkanlığın
kuralı şudur: İnsan, fark ettiğinde geç kalmış sayılmaz. Sadece uyanmıştır. Ve
uyanmak, her zaman konforlu değildir. Ama gerçek hayatta hiçbir şey, konforlu
olduğu için hatırlanmaz.
Bu yazı, ‘’İnsan
Halleri ‘’ serisinin üçüncü yazısıdır.
FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.


.jpg)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.