15 Ocak 2026 Perşembe

Alışkanlığın Kuralı

İnsan Halleri Serisi – III

 

Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:

Bildiklerimin bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.

 

İnsan, alışkanlıklarını fark ettiğinde çoktan onlara teslim olmuştur. Çünkü alışkanlık, karar verildiği anlarda değil; artık karar vermeye gerek kalmadığında ortaya çıkar. Başlangıçta masumdur her şey. Bir kez yapılır, sonra bir kez daha. “Bunda ne var?” denir. İşte o cümle, alışkanlığın kapıyı araladığı ilk andır. İnsan, kendini korumak için kurallar koyduğunu sanır ama çoğu zaman kurallar, alışkanlıkların sessiz kılıfıdır. Alışkanlık; tekrar değildir yalnızca. Bir şeye tekrar tekrar katlanabilme hâlidir.

 

Fashion plate of 1830s riding habits


İnsan Neye Alışır?

İnsan en çok eksik olana alışır. Konuşulmayanlara, sorulmayanlara, ertelenenlere. İlk başta can acıtır. Sonra sızlar. En sonunda sessizleşir. Sessizlik, alışkanlığın en tehlikeli hâlidir. Çünkü insan, artık rahatsız olmadığını zanneder. Oysa alışmak, kabullenmek değildir. Alışmak, vazgeçmenin nazik adıdır. Bir kapının gıcırdamasına alışılır mesela. Başta rahatsız eder, sonra duymamayı öğrenirsin. Ama kapı hâlâ gıcırdar. Sorun kapıda değil, duymamayı öğrenen kulaktadır.

 

Montégut-1886-Premier Habit-02

Alışkanlık, Kendini Gizleme Sanatıdır

İnsan, alışkanlıklarıyla kendini saklar. “Böyle gelmiş böyle gider” der. Aslında demek istediği şudur: “Değişmek zor, alıştım.” Bir şeye alıştığında, onu sorgulamayı bırakırsın. Sorgulamayı bıraktığında, orada kalırsın. Ve insan, en çok kaldığı yerde yaşlandığını fark etmez. Alışkanlık, bazen bir ilişkidir. Bazen bir cümle. Bazen her gün aynı saatte susmaktır.

 

Wont you come to my tea party (NYPL Hades-1867425-1697905)

Kural Koyan Kim?

Alışkanlığın bir kuralı varsa, onu yazan çoğu zaman insanın kendisi değildir. Zaman yazar. Korku yazar. Yorgunluk yazar. “Bundan sonra böyle” dediğimiz şeyler, çoğu zaman bir karar değil; bir tükenmişliğin cümleye dönüşmüş hâlidir. Ve insan, en çok da iyi olana değil; katlanabildiğine alışır.

 

Wont-stop

İnsan Hali

Bazı alışkanlıklar vardır, insanı ayakta tutar. Bazılarıysa sadece düşmesini geciktirir. Aradaki farkı anlamak zordur. Çünkü ikisi de tanıdık hissettirir. Ama şunu bilirsin: Eğer bir şey seni büyütmüyorsa, muhtemelen seni tutuyordur. Alışkanlık güven verir. Ama her güvenli yer, iyi bir yer değildir.

 


Alışkanlığın kuralı şudur: İnsan, fark ettiğinde geç kalmış sayılmaz. Sadece uyanmıştır. Ve uyanmak, her zaman konforlu değildir. Ama gerçek hayatta hiçbir şey, konforlu olduğu için hatırlanmaz.

 

 

Bu yazı, ‘’İnsan Halleri ‘’ serisinin üçüncü yazısıdır.

 

FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

 


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.

Efsaneler, Şahsiyetler ve Halk Hafızasında Kalan Hikâyeleri: Akbaş Baskını

Akbaş Baskını Rivayeti Savaşan askerler  Direnişin ve Sessiz Cesaretin Öyküsü Bazı efsaneler yalnızca bir çatışmadan doğmaz; bakışın ve hatı...