26 Ocak 2026 Pazartesi

Kitapları Kaydetmek: Dağınık Raflardan Kendi Arşivime

Kitapları Kaydetmek: Dağınık Raflardan Kendi Arşivime

Kitap Arşivi Nasıl Tutulur? Okuduklarını Kaybetmeyenler İçin

Bu yazıda çok kitabı olanların sık yaşadığı “kitaplarımı nasıl takip ediyorum?” sorusuna pratik bir cevap bulacaksınız.

Bu yazı, çok kitabı olanların kitaplarını nasıl takip edebileceğine dair kişisel deneyime dayalı pratik yöntemleri anlatır. Kusursuz arşiv değil, sürdürülebilir okuma hafızası önerir.

Bu satırlar, fildişi kuledeki lambanın altından yazılıyor.

Almanya'da bir kütüphane 


Denediğim yöntemleri, neden sürdüremediğimi ve sonunda bana uyan sistemi neden tercih ettiğimi açıkça anlatıyorum.

Amaç kusursuz bir arşiv değil; kitaplarla bağ kurmayı kolaylaştıran bir yol bulmak.


Kitap Kaydetmenin Pratik Yolları (Denediğim Yöntemler)

- Defter tutmak

- Excel listeleri

- Fotoğrafla arşivleme

- Dijital uygulamalar


Çok kitabı olanların ortak bir derdi vardır:

Hangi kitabım vardı, hangisini okudum, hangisi yarım kaldı?

Kütüphanemi düzenlemek, kitaplarımı kaydetmek ve okuma sürecimi takip etmek uzun zamandır aklımdaydı ama nereden başlayacağımı bilmiyordum. Defterler, notlar, listeler derken sonunda kendi okuma alışkanlığıma uyan bir yol buldum.

Bu yazıda, kitap kaydı tutma ihtiyacımın nasıl ortaya çıktığını, denediğim yöntemleri ve beni rahatlatan düzeni nasıl kurduğumu anlatıyorum.

Bir noktadan sonra fark ediyorsun: Kitaplar çoğalmış, raflar dolmuş, ama aklında kalanlar bulanık.

“Bu kitap bende var mıydı?”

“Bunu ne zaman okumuştum?”

“Birine vermiş miydim, yoksa rafta mı?”

Ben de uzun süre kitaplarımı hafızamda tutmaya çalıştım.

Defter tuttum, yarım bıraktım.

Excel düşündüm, başladım, üşendim ve yarım kaldı.

Fotoğraf çekmeyi denedim, aradığımı bulamadım.

Aslında mesele şuydu:

Kitapları seviyoruz ama kayıt tutmayı sevmiyoruz.

Dağınık kütüphane 

Sorun Kitap Çokluğu Değil, Düzen Eksikliği

Kitap biriktirmek güzel. Ama bir noktadan sonra şu sorular başlıyor:

Aynı kitabı ikinci kez almış mıyım?

Okuduklarım mı çok, okunacaklar mı?

Bu kitap kimden gelmişti?

Hangi yayınevini daha çok okuyorum?


Bunlar lüks sorular değil; okuma alışkanlığının doğal devamı. Ama karmaşık sistemler bu işi daha da zorlaştırıyor.

Ben Nasıl Bir Yol Aradım?

Benim aradığım şey şuydu:

Hızlı olsun.

Zorlamasın.

Ayrıntıya boğmasın.

Telefonda da kullanılabilsin.

Kitap eklemek zahmet olmasın.

Yani “kütüphanecilik” oynamak değil,kendi okuma hafızamı toparlamak istiyordum. Bir sürü yöntem denedikten sonra bir uygulama buldum. Mükemmel değil ama beni tatmin etti.

Uygulama Neden İşimi Gördü?

Bu uygulama bana şunları sağladı:

Kitapları tek tek yazmak zorunda kalmadım.

ISBN ya da barkodla hızlı ekleme yapabildim.

Okundu / okunacak ayrımı yapabildim.

Not düşebildim.

Aradığım kitabı saniyeler içinde bulabildim.

En önemlisi:

“Bugün ekle, yarın vazgeç” hissi yaratmadı. Sürdürülebilir olması benim için belirleyici oldu.

Burada bir uygulama adı vermek yerine şunu söylemek istiyorum:

Herkesin yolu farklı. Kimisi defterle mutlu olur, kimisi dijital arşivle, kimisi hiçbir şey kaydetmeden.

Benim için önemli olan şuydu:

Kitaplarım kaybolmasın, ben de onları ararken yorulmayayım.

Kitap Kaydetmek Neyi Değiştiriyor?

Beklemediğim şeyler oldu:

Ne kadar okuduğumu daha net gördüm.

Aynı türlere döndüğümü fark ettim.


Düzenli bir kütüphane 

Bazı kitapların yıllardır rafta beklediğini kabul ettim.

Okuma listemi daha gerçekçi yapmaya başladım.

Yani kayıt tutmak, okuma alışkanlığımı kontrol etmek değil; onu tanımak anlamına geldi.


Bu Yöntem Kimler İçin Uygun, Kimler İçin Değil?

Eğer kitap sayınız fazlaysa, aynı kitabı tekrar alma ihtimaliniz varsa ve okuma alışkanlığınızı görmek istiyorsanız bu tür bir kayıt sistemi işinizi kolaylaştırır.

Ancak kitapları sadece keyif için okuyup hiçbir şey kaydetmek istemeyenler için gerekli olmayabilir.


Son Söz: Mükemmel Sistem Yok

Kitap kaydetmenin tek doğru yolu yok. Ama hiç yol olmaması, bir süre sonra insanı yoruyor. Ben kendi yolumu böyle buldum. Belki yarın değiştiririm, belki geliştirim. Ama şunu biliyorum:

Kitaplar artık sadece raflarda değil, hafızamda da bir yere sahip.

Okuyucuya Davet

Sen kitaplarını nasıl takip ediyorsun?

Hiç kaydetmiyor musun, yoksa gizli bir sistemin mi var?

Belki de hepimiz, aynı sorunun farklı cevaplarını arıyoruz.

Benim Kullandığım Uygulama: Benim Kütüphanem

Aradığım düzeni sonunda Benim Kütüphanem uygulamasında buldum. Bunu özellikle söylemek istedim çünkü bu yazı bir “uygulama tanıtımı” değil; gerçekten kullandığım ve beni yarı yolda bırakmayan bir deneyimin devamı. Benim Kütüphanem’in bana iyi gelen tarafı şu oldu:

Türkçe olması,

Arayüzünün sade olması,

Kitap eklerken beni yormaması,

“Okudum / okuyacağım / yarım kaldı” gibi basit ama işe yarar ayrımlar sunması.

En önemlisi de şu:

Kitap eklemek bir görev değil, birkaç saniyelik bir alışkanlığa dönüştü.


Burada adı geçen uygulama bir reklam ya da iş birliği kapsamında değildir; tamamen kişisel kullanım deneyimime dayanır.


Çoğalan kitaplar

Neden Benim Kütüphanem?

Daha detaylı, daha profesyonel uygulamalar da var. Ama ben şunu fark ettim:

Ben kitaplarımı kataloglamak istemiyorum, onlarla bağımı kaybetmemek istiyorum. Benim Kütüphanem bu yüzden işimi gördü. Ne fazla süslü, ne eksik. Bir kitabı barkodla ekleyip kenarına küçük bir not düşebilmek, bazen sadece “bunu sevmiştim” yazmak bile yeterli oldu.

Kütüphane Kaydı Bir Kontrol Değil, Bir Hatırlatma

Bu uygulamayı kullanmaya başladıktan sonra şunu fark ettim:

Kütüphanemi düzenlemek beni kısıtlamadı, aksine rahatlattı.

Aynı kitabı tekrar almaktan kurtuldum.

Raflarda “unutulmuş” kitapları fark ettim.

Okuma tercihlerimi daha net gördüm.

Ve belki en güzeli:

Kitaplarım artık sadece birer nesne değil, küçük hatıralar gibi duruyor listede.

Bu yazı “şu uygulamayı indirin” demek için yazılmadı. Sadece şunu söylemek istiyorum:

Kitapları sevmek yetmiyor bazen, onlarla ilişki kurmanın bir yolunu da bulmak gerekiyor.

Benim yolum şu an Benim Kütüphanem’den geçiyor. Yarın değişir mi? Belki. Ama şimdilik kitaplarım kaybolmuyor, ben de onları ararken yorulmuyorum. Ve bu, benim için yeterli.

Kitap kaydetmek bir zorunluluk değil; okuma yolculuğunu daha farkında sürdürmek isteyenler için bir araçtır.


FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

Blogumda yer alan kitaplarla ilgili diğer yazı ve okuma listelerine de göz atabilirsiniz:

100 Temel Eser: Okumak İçin Bir Liste mi, Yol mu?

Minik Okurlar İçin Büyük Kitaplar: 100 Temel Eser

Martı Yayınları World Romance Classics Serisi

Edebiyatta Aşk: Tutku, Yasak, Yalnızlık ve Kırılganlık

Çocuk Klasiklerinde Hayat, Cesaret ve Umut

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalimba Nedir? Kökeni, Kullanımı ve Nota Okuma Rehberi

2026'da Telifi Düşen 3 Yazar: Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Mithat Cemal Kuntay

Açıköğretim Hakkında Merak Edilenler

İnsan, Hayvan ve Hikaye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.

KALEMİN GÖLGESİNDE - IV

KALEMİN GÖLGESİNDE – IV Metinlerini Yaktırmak İsteyen Yazarlar: Yazıya Güvenememek Bazı yazarlar yazdıklarının okunmasını ister. Bazıları is...