Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:
Bildiklerimin
bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.
Türk Edebiyatında
Yazarların Bilinmeyen Yönleri
Bir yazarı
okurken çoğu zaman metnin arkasındaki hayatı unuturuz. Oysa bazı cümleler,
yalnızca kelimelerden değil; tereddütlerden, pişmanlıklardan ve yarım
kalmışlıklardan doğar. Türk edebiyatının büyük isimleri de bu sessiz yükleri
taşıyan yazarlardandır.
![]() |
| Ahmet Hamdi Tanpınar |
Ahmet Hamdi Tanpınar: Bitirememek
Korkusu
Tanpınar’ın bilinmeyen
yönlerinden biri, tamamlayamama hâlidir. Günlüklerinde sık sık “yetişemiyorum”
cümlesiyle karşılaşılır. Yazdıklarını sürekli yeniden yazmak ister, yayımlanmış
metinlerinden bile tam olarak memnun olmazdı.
Saatleri Ayarlama
Enstitüsü’ndeki
zaman karmaşası, Tanpınar’ın kendi zihinsel dünyasının bir yansımasıdır.
Tanpınar
için zaman, ilerleyen bir çizgi değil; sürekli geri dönen bir sızıydı.
![]() |
| Oğuz Atay |
Oğuz Atay: Anlaşılmama Endişesi
Bugün kült
bir yazar olan Oğuz Atay, yaşarken neredeyse hiç okunmadı. Tutunamayanlar
yayımlandığında yeterince ilgi görmemesi, Atay’ı derinden yaraladı.
En
bilinmeyen yönü ise yazarken sık sık “okur bunu anlayacak mı?” sorusunu kendine
sormasıdır. İronisi serttir ama kırılganlığı daha serttir.
![]() |
| Cemal Süreya |
Cemal Süreya: Şiirin Arkasındaki Matematik
Cemal Süreya
yalnızca duygusal bir şair değildir; şiiri neredeyse hesaplayarak yazardı.
Kelime sayıları, ses tekrarları ve dizelerin uzunluğu onun için önemlidir.
Bir başka az
bilinen yönü ise edebiyat dergilerine olan takıntısıdır: Dergiler onun için
yalnızca yayın mecrası değil, edebiyatın kalbinin attığı yerdi.
![]() |
| Sait Faik Abasıyanık |
Sait Faik Abasıyanık: Kalabalıktan
Kaçan Yazar
Sait Faik’in
insanları anlattığını biliriz; ama kendisi kalabalıklardan hoşlanmazdı. Uzun
yürüyüşleri, yalnız balıkçı kahveleri ve sessiz adalar onun gerçek
mekânlarıydı.
Yazmak, onun
için bir gösteri değil; görmeden duramamanın sonucuydu.
Metinler Ne Kadar
Yazarına Aittir?
Yazarların
bilinmeyen yönleri, eserleri açıklamak için değil; onları derinleştirmek
içindir. Bir cümle bazen bir korkunun, bazen yarım kalmış bir hayatın izini
taşır. Okur bunu bilmek zorunda değildir ama sezdiğinde metin büyür.
Bu seri boyunca adı geçen yazarlar, metinleriyle değil;
metinlerinin gölgesinde kalan yönleriyle ele alınmıştır.
Bu yazı, ‘’Kalemin
Gölgesinde’’ serisinin ilk yazısıdır.
FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.
Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme
amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime
geçebilirsiniz.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.