Türkünün Hikayesi Serisi – II
Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:
Okuduklarımın bende bıraktığı izleri
kayda geçirmek için buradayım.
![]() |
| Eski Buffalo Devlet Hastanesi |
"Hastane önünde incir ağacı
Doktor Bulamadı Bana İlâcı (Annem İlâcı)"
Bazı türküler vardır; dinlendiğinde
sadece bir ezgi duyulmaz. Bir avlu, bir gölge, yarım kalmış bir bekleyiş de
gelir kulakla birlikte. Hastane Önünde İncir Ağacı tam da böyle bir türkü. Bir
sevdanın, bir bekleyişin, çoğu zaman da geri dönmeyen bir yolculuğun sesi.
Türkünün hikâyesi rivayetlerle anlatılır
ama ortak nokta hep aynıdır:
Bir hastane önü, bir incir ağacı ve
umudun ağır ağır solması.
![]() |
| İncirin meyveleri |
Anlatılana göre sevdiğini hastanede
bekleyen bir genç vardır. Günler geçer, incir ağacı büyür, gölge uzar ama
içeriden beklenen haber gelmez. Türküdeki sitem de, ağıt da aslında bir kişiye
değil; zamanadır. Çünkü zaman, hastane önlerinde hep daha yavaş ve daha
acımasız ilerler.
“Hastane önünde incir ağacı
Doktor bulamadı derdime çare…”
Bu dizelerdeki “doktor” sadece bir
meslek değildir. Çare aranan şey bazen hastalık değil, kaderin kendisidir.
Kanal 7 Filmi ve Türkünün Görsel
Hafızası
Kanal 7’nin aynı isimli filmi, bu
türküyü sadece işitsel bir miras olmaktan çıkarıp görsel bir hafızaya
dönüştürdü. Filmdeki sade anlatım, dramatik abartıdan çok sessiz acıya yaslanır.
Uzun bakışlar, yarım cümleler, söylenemeyen sözler… Tıpkı türkünün kendisi
gibi.
Film, türküdeki boşlukları doldurmaz;
bilerek boş bırakır. Çünkü bu hikâye herkesin kendi acısıyla tamamlanır.
İzleyen, kendi bekleyişini, kendi “hastane önü”nü yerleştirir hikâyenin içine.
![]() |
| yalnız ağaç |
İncir Ağacı: Bir Nesnenin Dili
İncir ağacı rastgele seçilmiş bir imge
değildir. Anadolu’da incir, hem bereketi hem de terk edilmişliği çağrıştırır.
Kendi haline bırakıldığında büyür, kök salar; ama aynı zamanda yıkıntıların,
eski evlerin, unutulmuş avluların ağacıdır.
Bu türkünün incir ağacı konuşmaz ama
çok şey söyler:
Bekleyenleri, gelmeyenleri, sabırla
tanıklık edilen acıları anlatır.
Belki de bu yüzden türkü bitince
insanda şu his kalır:
Bir şey anlatıldı ama tam söylenmedi.
![]() |
| Lapinlahden Lahde'deki koridor |
Neden Hâlâ Etkiliyor?
Çünkü bu türkü:
- Mutlu son vaat etmez.
- Teselli sunmaz.
- “Geçer” demez.
Sadece durur ve gösterir. Hastane
önünü. İncir ağacını. Bekleyeni.
Ve biz, her dinleyişte o bekleyenin
yanına otururuz.
Bu yazı, Türkünün Hikâyesi serisinin
ikinci yazısıdır.
Seride, türküler yalnızca dinlenilen
eserler olarak değil; anlatılan hayatlar olarak ele alınacaktır.
FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.
Sitede kullanılan görseller tanıtım ve
bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik
için iletişime geçebilirsiniz.




0 Yorumlar
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüş yapılacaktır.