Türkünün Hikayesi Serisi – I
Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:
Okuduklarımın bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.
![]() |
| turna |
Bir Hasretin Türküye Dönüşmesi
“Allı Turnam”, Anadolu’da en çok bilinen ama en çok eksik anlaşılan türkülerden biridir. Çoğu zaman bir aşk türküsü gibi dinlenir; oysa bu türkü, tek bir sevdayı değil, haber alamamanın yarattığı uzun bir bekleyişi anlatır. Bu nedenle “Allı Turnam”, bir aşk türküsünden çok bir haber türküsüdür.
Türküde Anlatılan Hikâye
Türkünün merkezinde şu durum vardır:
Uzakta olan biri vardır.
Bu uzaklık:
- Gurbet olabilir.
- Askerlik olabilir.
- Yol, dağ, sınır olabilir.
Geride kalan kişi, bekler. Ama beklemek yalnızca zaman geçirmek değildir; bilmemektir. Türküde turnaya seslenilmesinin sebebi tam da budur. Çünkü artık:
- - İnsanlardan haber gelmez.
- - Yollar sessizdir.
- - Mektuplar ulaşmaz.
İşte bu noktada turna, son çare olarak çağrılır:
“Allı turnam, bizim ele varırsan
Şeker söyle, kaymak söyle, bal söyle…”
Buradaki “bizim el”, yalnızca bir köy değildir. “Bizim el”, özlenen yerdir. Turnadan istenen şey yalnızca selam değildir; “Orada hâlâ hayat var mı?” sorusudur.
![]() |
| turna |
Turna Metaforu Bu Yüzden Güçlüdür
Türk halk kültüründe turna:
- * Yolcudur.
- * Haber taşır.
- * Uzakla yakın arasında bağ kurar.
Bu yüzden turnaya seslenmek, aslında çaresizliğin zarif bir ifadesidir. İnsanların yapamadığını, doğadan ister. Türküdeki metaforlar, bu hikâye bilinmeden okunduğunda eksik kalır. Turna bir kuş değildir yalnızca; umut taşıyıcısıdır.
Türkünün Ortaya Çıkışı
“Allı Turnam” belirli bir kişi tarafından, tek bir olay üzerine yazılmış değildir. Anadolu’nun farklı bölgelerinde, benzer sözlerle söylenmiş; zamanla ortak bir biçim almıştır. Bu da bize şunu gösterir: Bu türkü, tek bir insanın değil, aynı duyguyu yaşayan pek çok insanın sesidir. O yüzden hikâye nettir ama kişi belirsizdir.
Kanal 7 ve Allı Turnam
“Allı Turnam”, Kanal 7’de yayınlanan TV filmleriyle birlikte yeniden hatırlanan türkülerden biri hâline gelmiştir. Bu filmler, türküyü yalnızca fon müziği olarak kullanmaz; hikâyenin taşıyıcısı hâline getirir. Bekleyen, yol gözleyen, haber alamayan karakterler üzerinden, türkünün özü görünür olur. Ancak burada önemli bir nokta vardır:
- Türkü, filmden önce vardır.
Film, türkünün taşıdığı hikâyeyi yalnızca görselleştirir.
Neden Hâlâ Etkiliyor?
“Allı Turnam” bugün hâlâ dinleniyorsa bunun nedeni:
- - Nostalji değildir.
- - Eski olması değildir.
-
Bu türkü, hâlâ var olan bir duyguyu anlatır:
- - Haber beklemek.
- - Ve haber beklemek, çağ değişse de eskimez.
Türkünün Bıraktığı Yer
“Allı Turnam”, bize şunu hatırlatır:
- Bazen konuşacak kimse kalmaz.
- Bazen sorulacak yol da kalmaz.
- İşte o zaman insan, turnalara seslenir.
Bu yazı, Türkünün Hikâyesi serisinin ilk yazısıdır.
Seride, türküler yalnızca dinlenilen eserler olarak değil; anlatılan hayatlar olarak ele alınacaktır.
Türkünün hikayesi sizi etkilediyse buyurun izlemeye:
Bu yazı, sözlü kültür anlatıları ve farklı kaynaklardan derlenen bilgilerle oluşturulmuş özgün bir yorum çalışmasıdır.
FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.
Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.