İnsan Halleri Serisi – IV
Bugün de fildişi kuledeki lambanın ışığında öğrendiklerimi aktarıyorum.
![]() |
| Anıların yaşanmasını bekleyen sütunlar |
Beklemek sanıldığı kadar pasif bir hâl değildir. Hatta çoğu zaman, insanın en çok yorulduğu, en çok sınandığı eylemdir.
Çünkü beklemek, bir şey yapmamayı değil; yapamamanın bilinciyle ayakta kalmayı gerektirir.
Herkes koşmayı bilir. Herkes bir hedefe doğru ilerlemeyi, karar almayı, harekete geçmeyi över.
Ama kimse durmayı öğretmez. Kimse “şimdi hiçbir şey yapmayacaksın” cümlesinin nasıl taşınacağını anlatmaz.
Oysa hayatın en sert sınavları, genellikle bu cümleyle başlar.
Beklemek kontrolü bırakmaktır.
Beklemek, sonucu yönetemediğini kabul etmektir.
Ne zaman olacağını bilmeden, nasıl biteceğini hesaplayamadan, elindeki ihtimalleri bir kenara koyup zamana güvenmeyi denemektir.
Bu yüzden zordur. Çünkü insan zihni boşluk sevmez.
Beklerken sürekli sorular üretir:
- Ya olmazsa?
- Ya geç kalırsam?
- Ya yanlış anladıysam?
Beklemek, bu sorularla aynı odada kalmayı gerektirir.
- Kaçmadan.
- Oyalamadan.
- Kendini kandırmadan.
![]() |
| Bekleyen insanlar |
Beklemenin Bir Adabı Vardır
Her bekleyiş aynı değildir. Bazı insanlar beklerken kendini yer. Bazıları beklerken başkalarını suçlar.
Bazılarıysa bekleyişi bir tür sessiz hazırlığa dönüştürür.
İşte burada başlar beklemenin kuralı.
Beklemek; her ihtimali defalarca düşünüp kendini tüketmek değildir.
Her işareti bir kehanete dönüştürmek hiç değildir. Sabırsızlığı “sezgi” diye adlandırmak da.
Beklemek, olanı olduğu gibi kabul edip, olmayanın yükünü bugünden taşımamaktır.
Zaman her şeyi açıklamaz ama yerli yerine koyar.
Beklerken Yapılan En Büyük Yanılgı
Zaman geçerse her şey netleşecek sanılır. Oysa zaman her soruya cevap vermez.
Ama çoğu şeyi yerli yerine koyar. Bugün anlam veremediğin bir sessizlik, yarın anlamını yitirir.
Bugün çok önemli sandığın bir ihtimal, zamanla ağırlığını kaybeder.
Beklerken değişen çoğu şey, aslında dış dünya değil, senin bakış açındır.
Ve bazen bekleyişin sonunda gelen şey, beklediğin şey olmaz.
Ama bu, beklemenin boşa geçtiği anlamına gelmez. Beklemek bir olgunluk biçimidir.
Her isteyen hemen alamaz. Her soru anında cevaplanmaz. Her kapı ilk vuruşta açılmaz.
Bunu kabullenmek, bir tür büyümedir.
![]() |
| İnsanları bekleyen sandalyeler |
Bekleyebilen İnsan
- Kontrol edemediği şeylerle kavga etmeyi bırakır
- Sabırsızlığını süsleyip yüceltmez
- Olmayana tutunmak yerine, olanı fark etmeyi öğrenir
Bu yüzden beklemek güçsüzlük değil; çoğu zaman en sessiz güçtür.
Beklemenin sonunda gelen şey; bazen bir haber, bazen bir netlik, bazen de hiçbir şey olabilir.
Ama her bekleyişin sonunda bir şey mutlaka olur: İnsan, kendisiyle daha az kavga eder hâle gelir.
Belki de beklemenin asıl kuralı budur: Sonucu değil, kendini koruyabilmek.
Çünkü bazı şeyler gelir, bazıları gelmez. Ama beklerken kendini kaybedersen, gelenin de bir anlamı kalmaz.
Bu yazı, “İnsan Halleri” serisinin dördüncü yazısıdır.
FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.
Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.