Yazmayı Sevmeyen Yazarlar: Kaleme Rağmen Yazmak
Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:
Bildiklerimin bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.
![]() |
| Fountain pen writing |
Yazarlık çoğu zaman tutkuyla anlatılır. Oysa bazı yazarlar yazmayı sevmez. Hatta ondan yorulur, kaçar, erteler; ama yine de yazmaktan vazgeçemez.
Bu yazarlarda kalem bir keyif değil, bir yükümlülük gibidir. Yazmak istemezler ama yazmadıklarında da yaşayamazlar.
Franz Kafka: Yazıya Direnen Yazar
![]() |
| Franz Kafka |
Kafka yazmaktan korkan bir yazardı. Metinlerini yayımlanmış görmek istememesi, yazıyla kurduğu sorunlu ilişkinin en açık kanıtıdır.
Günlüklerinde yazmayı sık sık bir “zorunluluk” olarak anar. Onun için yazmak bir mutluluk değil, içindeki huzursuzluğu düzenleme çabasıdır.
Kafka, yazmayı sevmezdi; ama yazmazsa daha kötü hissederdi.
Gustave Flaubert: Cümleden Nefret Eden Mükemmeliyetçi
![]() |
| Gustave Flaubert |
Flaubert, yazma sürecinden neredeyse nefret ederdi. Bir sayfa için günlerce uğraşır, aynı cümleyi defalarca yüksek sesle okur, “doğru kelime”yi bulana kadar durmazdı.
Bu yüzden Madame Bovary’nin arkasında acı verici bir emek vardır. Yazı onun için ilham değil, işkenceye yakın bir disiplindi.
Flaubert yazmayı sevmezdi ama yazının kusursuz olmasını isterdi.
Ahmet Hamdi Tanpınar: Yazıyı Erteleyen Yazar
![]() |
| Ahmet Hamdi Tanpınar |
Tanpınar yazmayı sever gibi görünür; ama gerçekte yazıya başlamakta zorlanan bir yazardır. Sürekli taslaklar, notlar, yarım metinler…
Yazmak onun için keyif değil, tamamlanması zor bir sorumluluktu. Bu yüzden birçok eseri ölümünden sonra yayımlandı.
Tanpınar, yazıyı düşünmeyi yazmaktan daha çok severdi.
Fernando Pessoa: Yazarı Olan Metinler
![]() |
| Fernando Pessoa |
Pessoa yazmayı sevmediği için değil; fazla yazdığı için yorulmuş bir yazardı. Kendi adıyla yazmak istemedi, başka kimlikler yarattı.
Heteronimleri, yazıyla arasına koyduğu mesafeydi. Pessoa için yazmak, tek bir benliğin taşıyamayacağı kadar ağırdı.
Bu yüzden kalemi parçalara ayırdı.
Yazmayı Sevmemek Yazarlığa Engel midir?
Bu yazarlar bize şunu gösterir:
Yazmak her zaman istenerek yapılmaz. Bazen yazı, insanın sırtına yüklenen bir şeydir.
Ama belki de tam bu yüzden bu metinler kalıcıdır. Çünkü bu yazılarda süs yoktur.
Sadece dayanılmış cümleler vardır.
Bu yazı, “Kalemin Gölgesinde” serisinin üçüncü yazısıdır.
FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HÂLÂ YANIYOR.
Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.
.jpg)




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.