Bir Bekleyiş Türküsünün Hikâyesi: Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar
| Kuşlar tel |
"Telgrafın tellerine kuşlar mı konar
Herkes sevdiğine de canım (yavrum) böyle mi yanar"
![]() |
| Artamus |
Bu türküde anlatılan şey yalnızca bir aşk değildir; haber beklemenin, belirsizliğin ve umutla geçen günlerin ağırlığıdır. Telgraf, bir zamanlar insan hayatında bugün telefonun, mesajın gördüğü işlevi görüyordu.
Ama aradaki fark şuydu:
- Telgraf hemen gelmezdi.
- Bazen hiç gelmezdi.
Türkünün Arka Planı
![]() |
| Telgraf örneği |
“Telgrafın Telleri”, Anadolu’da özellikle asker yolu bekleyen, gurbete giden sevdiğinden haber alamayan kadınların duygularıyla yoğrulmuş bir türküdür.
Erkek cephededir, iştedir, uzaktadır.
Kadın ise köyde, evde, pencerede…
Haber umudu telgraf tellerindedir.
Ama telgraf telleri sessizdir.
Kuşlar konar, rüzgâr eser, zaman geçer;
haber gelmez.
Telgraf: Umut mu, Azap mı?
Türküde telgraf hem bir umut hem de bir azaptır.
Çünkü:
- Gelirse sevindirir.
- Gelmezse insanı tüketir.
Bu yüzden türkü, bekleyişi romantikleştirmez. Tam tersine, beklemenin insanı nasıl yorduğunu anlatır.
![]() |
| Telgraf yazılırken |
“Ağlama yar ağlama ben gelirim diye” sözü, aslında bir teselli değil, bir ertelemedir.
Geliş tarihi belli olmayan bir söz…
Türkünün Asıl Acısı
Bu türküyü yakan acı, ayrılığın kendisi değil; ayrılığın ne zaman biteceğinin bilinmemesidir.
Ne bir tarih vardır, ne kesin bir dönüş.
Sadece teller…
Ve o tellerde asılı kalan umutlar.
Diğer Türkülerle Bağlantısı
Bu türkü, blogunda yazdığın diğer türkülerle aynı kaderi paylaşır:
- Allı Turnam → Haber umudu
- Hastane Önünde İncir Ağacı → Acıyla yüzleşme
- Yüksek Yüksek Tepelere → Ayrılıkla yaşamak
- Telgrafın Telleri → Haber gelmeyişiyle tükenmek



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.