24 Aralık 2025 Çarşamba

Açık İşaretler

 

Osmanlı’da Nesnelerin Dili – II

 

Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:

Öğrendiklerimin bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.

 

Osmanlı’da insanlar yalnızca eşyalarla değil, hareketlerle de konuşurdu. Bir kapı, bir pencere, bir tespih ya da basit bir el işareti; söylenmeyen sözlerin yerine geçerdi.


Bu işaretler ''açık işaretler'' olarak bilinirdi. Çünkü anlayana fazlasıyla açıktılar.

 

Şemsiye ile İşaret


Gotham'da Türkler karikatüründen


Şemsiye yalnızca yağmurdan korunmak için değil, bir halin ifadesi için de kullanılırdı.


Bir kız şemsiyesini kapalı tutuyorsa, ‘’Bir hastalığa yakalandım, seni şu an kabul edemem’ demekti.


Eğer kadın, erkeği gündüz şemsiyesi açık halde karşılıyorsa, ‘’Gece gel’’ mesajı verirdi. Gece geldiğinde şemsiye açıksa, ‘’Yarın akşam gel’’ anlamına gelirdi.


Şemsiyenin ucuyla yere kağıt parçası atmak, ‘’Sana bir mektubum var’’ demekti. Eğer yere atılan şey bir çöp ya da önemsiz bir parça ise, bu, sert ama net bir cevaptı: ‘’Sana takdim edilecek bir sevgim yok.’’


Sultanın Gezinti Yolu adlı sulu boya çalışma

 


Tespih ile İşaret

Tespih de sabrın ve niyetin diliydi. Bir erkek ya da kadın, tespihini parmağına takıyorsa, ‘Kısmet oldun’ mesajı verirdi.


Tespih kapar gibi bir hareketle avuçta tutuluyorsa, ‘’Sabrım kalmadı’’ demekti. Tespihini çekerek yürümek, ‘’Uzağa gidiyorum’’ anlamına gelirdi.

 


El, Mendil ve Peçe

El ile yapılan işaretler, mendil ve peçe ile tamamlanırdı. Bazen tek bir hareket, Uzun bir konuşmanın yerini tutardı.

Bir bakışın ardından yapılan küçük bir işaret, iki kalbin birbirini anlaması için yeterli olurdu.

 

Peçe ile İşaretin İnceliği

Peçe ise en mahrem dildi.


Bir kız peçesini düzeltirse, ''Sana gel'' demekti. Peçesini kapatıp tekrar açarsa, ‘’Yataktan sana geliyorum’’ anlamına gelirdi.


Eğer kız, erkeği görür görmez peçesini kapatıyorsa, ‘’Evlenmeyi düşünmüyorum’’ mesajı verilirdi.


Ama peçeyi kapatıp ardından muhabbete devam ediyorsa, bu açık bir itiraftı: ‘’Sana meyilim var.’’

 

 

Türk kadını

 

Bugün kelimeler çoğaldı, ama anlamlar azaldı.


Oysa bir zamanlar insanlar, şemsiyenin açılışında, tespihin yönünde, peçenin hareketinde koca cümleler kurabiliyordu.


Belki de bu yüzden, suskunluk o zamanlar daha anlamlıydı.

 

 

Bu yazı ‘’Osmanlı’da Nesnelerin Dili’’ serisinin ikinci yazısıdır.



FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

 


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.

KALEMİN GÖLGESİNDE - IV

KALEMİN GÖLGESİNDE – IV Metinlerini Yaktırmak İsteyen Yazarlar: Yazıya Güvenememek Bazı yazarlar yazdıklarının okunmasını ister. Bazıları is...