26 Aralık 2025 Cuma

Mektubun Sessiz Kuralları

 

Osmanlı’da Nesnelerin Dili – IV

 

Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:

Bildiklerimin bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.

 

Bir zamanlar mektup yazmak, sadece kelimeleri kağıda dökmek değildi. Hangi kağıdın seçildiği, nasıl katlandığı, ne zaman gönderildiği; hepsi başlı başına bir anlam taşırdı.


Michel de Montaigne'nin Marachal de Matignon'a mektubu


Osmanlı’da mektup söylenmeyen sözlerin en uzun yolculuğuydu.


Hatice Turhan Sultan'ın mektubu


 

Mektubun Zamanı

Bir mektup hemen gönderildiyse, bu aceleyle yazılmış bir özlemi anlatırdı. Bekletilen mektup ise düşünülmüş, tartılmış, her kelimesi tartıya konmuş duygular demekti.

Gecenin ilerleyen saatlerinde yazılan mektuplar, en içten olanlardı. Çünkü gündüz kalabalığında saklanan ne varsa, gece kağıda dökülürdü.

 

Kağıdın Dili

Beyaz ve sade kağıt, dürüstlüğün işaretiydi. Süslü, desenli ya da renkli kağıtlar ise muhataba verilen değeri gösterirdi.

Kenarları özenle düzeltilmiş bir mektup, ‘’Sana saygı duyuyorum’’ derdi. Gelişigüzel katlanmış bir kağıt, duyguların taşkınlığını ele verirdi.

 

Ali Ekrem Bolayır'ın yazısı ve imzası

Katlama ve Yerleştirme

Mektubun katlanış şekli bile anlamlıydı. Düzgün ve simetrik katlanan mektuplar, ölçülü bir sevgiyi anlatırdı.

Kağıdın arasına bir çiçek, küçük bir kumaş parçası ya da mendil konmuşsa, bu mektup kelimelerden fazlasını taşırdı.

 

Mührün Sessizliği

Mektubun ağzı mühürlenmişse, ‘’Bu sözler yalnızca sana’’ demekti. Mühürsüz mektuplar daha açıktı; okunmasından korkulmayan, ama yine de dikkatle yazılan satırlar içerirdi.

Mührün rengi bile önemliydi. Koyu renkler ciddiyeti, açık renkler ise duygusal yakınlığı çağrıştırırdı.

 

Cevap Vermemek

Osmanlı’da bazen cevap vermemek, en net cevaptı.

Uzun süre karşılık bulmayan mektup, kabul edilmeyen bir duygunun işareti sayılırdı.

Ama mektubun saklanması, her şeyin tamamen reddedilmediğini de fısıldardı.

 

II. Wilhelm'in Konya-Bulgurlu tren hattının raporlarının ardından yazılan mektup
 
 


Bugün bir mesaj yazıp siliyoruz, gönderip unutuyoruz. Oysa bir zamanlar mektuplar beklenirdi, saklanırdı, tekrar tekrar okunurdu.


Belki de bu yüzden, en sessiz nesne en çok şeyi anlatırdı.

 

Bu yazı, ‘’Osmanlı’da Nesnelerin Dili’’ serisinin dördüncü yazısıdır.

 

 

FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

 


 

Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.


Kaynak:  Hatice Turhan Sultan'ın Mektubu, Yogabagaba2, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons. 



 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.

KALEMİN GÖLGESİNDE - IV

KALEMİN GÖLGESİNDE – IV Metinlerini Yaktırmak İsteyen Yazarlar: Yazıya Güvenememek Bazı yazarlar yazdıklarının okunmasını ister. Bazıları is...