Osmanlı’da Nesnelerin Dili – V
Bildiklerimin
bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.
![]() |
| Fredrik Tianderİn Yüzüğü, 1846 |
Osmanlı’da
yüzük, yalnızca bir süs eşyası değildi. Parmağa takılan bir halka; söz,
sadakat, aidiyeti ve bazen de suskunluk demekti.
Yüzük, en
çok hatırlatan nesnelerden biriydi. Çünkü hem varlığıyla hem yokluğuyla
konuşurdu.
Yüzüğün
Takıldığı Parmak
Yüzüğün
hangi parmakta taşındığı bile anlamlıydı.
Sağ ele
takılan yüzük, henüz tamamlanmamış bir bağı, bir sözün arifesinde olmayı anlatırdı.
Sol ele
geçen yüzük ise artık verilen sözün yerine oturduğunu fısıldardı.
Bu yüzden
yüzüğün yeri değiştiğinde, ilişkinin hali de değişmiş sayılırdı.
![]() |
| söz - nişan yüzüğü |
Söz ve Nişan
Yüzüğü
Söz yüzüğü,
yüksek sesle söylenmeyen bir vaatti. ‘’Bekle’’ demekti, ‘’Ben buradayım’’
demekti.
Nişan yüzüğü
ise artık bu bekleyişin başkalarına da ilanıydı. Parmakta taşınan yüzük,
sahibini değil, bir bağlılığı temsil ederdi.
Mühür
Yüzüğün Ağırlığı
Bazı
yüzükler konuşmaz, yetkiyi hatırlatırdı. Mühür yüzükleri, sahibinin yerine geçerdi.
Bir kağıda basılan iz, imzadan daha güçlü sayılırdı.
Bu yüzükler
gösteriş için değil, sorumluluk için taşınırdı.
![]() |
| kağıt üzerindeki halkalar |
Yüzüğün
Çıkarılması
Yüzüğün
parmakta olmaması da bir işaretti. Bilerek çıkarılmış bir yüzük, bir sözden
vazgeçildiğini, ya da bir bağın gevşediğini anlatabilirdi.
Ama yüzüğün
saklanması, tamamen unutmak anlamına gelmezdi. Bazen yüzükler, yalnızca
görünmeyen bir yerde hatırlanırdı.
![]() |
| Wellendorff - Drehen Yüzük Wassersple |
Hediye
Edilen Yüzük
Bir yüzüğün
hediye edilmesi, en güçlü sessiz ifadelerdendi. Bu, açık bir vaat olduğu kadar,
bir emanet bırakmaktı.
Alan kişi
yüzüğü takarsa, kabul edilmiş sayılırdı. Takmaz ama saklarsa, cevap ertelenmiş
olurdu.
Bugün yüzükler çoğu zaman alışkanlıkla takılıyor. Ama bir zamanlar, bir halka koca bir ömrü temsil ediyordu.
Yüzük, unutulmaması gerekeni hatırlatırdı: verilen sözü, kurulan bağı, sessizce kabul edilen sorumluluğu.
Belki de bu
yüzden, en küçük nesneler en ağır anlamları taşırdı.
Bu yazı,
‘’Osmanlı’da Nesnelerin Dili’’ serisinin beşinci yazısıdır.
FİLDİŞİ
KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.
- Nesnelerin Dili I – Mendilin Söylediği
- Nesnelerin Dili II – Açık İşaretler
- Nesnelerin Dili III – Yelpazenin Anlattığı
- Nesnelerin Dili IV – Mektubun Sessiz Kuralları
- Nesnelerin Dili V – Yüzüğün Hatırlattığı
- Nesnelerin Dili VI – Pencerenin Söylediği
- Nesnelerin Dili VII – Kapının Anlattıkları
- Nesnelerin Dili VIII – Çiçeklerin Anlamları
- Nesnelerin Dili IX – Gülün Fısıldadığı
- Nesnelerin Dili IX – Gülün Fısıldadığı
- Nesnelerin Dili X – Fotoğrafın Fısıldadıkları
Sitede
kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali
olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.
Kağıt Üzerindeki halkalar, Fotoğraf: Oyangulu, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.




Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Yorumunuz için teşekkür ederim. En kısa sürede dönüt verilecek.