26 Ocak 2026 Pazartesi

Kitapları Kaydetmek: Dağınık Raflardan Kendi Arşivime

Kitapları Kaydetmek: Dağınık Raflardan Kendi Arşivime

Kitap Arşivi Nasıl Tutulur? Okuduklarını Kaybetmeyenler İçin

Bu yazıda çok kitabı olanların sık yaşadığı “kitaplarımı nasıl takip ediyorum?” sorusuna pratik bir cevap bulacaksınız.

Bu yazı, çok kitabı olanların kitaplarını nasıl takip edebileceğine dair kişisel deneyime dayalı pratik yöntemleri anlatır. Kusursuz arşiv değil, sürdürülebilir okuma hafızası önerir.

Bu satırlar, fildişi kuledeki lambanın altından yazılıyor.

Almanya'da bir kütüphane 


Denediğim yöntemleri, neden sürdüremediğimi ve sonunda bana uyan sistemi neden tercih ettiğimi açıkça anlatıyorum.

Amaç kusursuz bir arşiv değil; kitaplarla bağ kurmayı kolaylaştıran bir yol bulmak.


Kitap Kaydetmenin Pratik Yolları (Denediğim Yöntemler)

- Defter tutmak

- Excel listeleri

- Fotoğrafla arşivleme

- Dijital uygulamalar


Çok kitabı olanların ortak bir derdi vardır:

Hangi kitabım vardı, hangisini okudum, hangisi yarım kaldı?

Kütüphanemi düzenlemek, kitaplarımı kaydetmek ve okuma sürecimi takip etmek uzun zamandır aklımdaydı ama nereden başlayacağımı bilmiyordum. Defterler, notlar, listeler derken sonunda kendi okuma alışkanlığıma uyan bir yol buldum.

Bu yazıda, kitap kaydı tutma ihtiyacımın nasıl ortaya çıktığını, denediğim yöntemleri ve beni rahatlatan düzeni nasıl kurduğumu anlatıyorum.

Bir noktadan sonra fark ediyorsun: Kitaplar çoğalmış, raflar dolmuş, ama aklında kalanlar bulanık.

“Bu kitap bende var mıydı?”

“Bunu ne zaman okumuştum?”

“Birine vermiş miydim, yoksa rafta mı?”

Ben de uzun süre kitaplarımı hafızamda tutmaya çalıştım.

Defter tuttum, yarım bıraktım.

Excel düşündüm, başladım, üşendim ve yarım kaldı.

Fotoğraf çekmeyi denedim, aradığımı bulamadım.

Aslında mesele şuydu:

Kitapları seviyoruz ama kayıt tutmayı sevmiyoruz.

Dağınık kütüphane 

Sorun Kitap Çokluğu Değil, Düzen Eksikliği

Kitap biriktirmek güzel. Ama bir noktadan sonra şu sorular başlıyor:

Aynı kitabı ikinci kez almış mıyım?

Okuduklarım mı çok, okunacaklar mı?

Bu kitap kimden gelmişti?

Hangi yayınevini daha çok okuyorum?


Bunlar lüks sorular değil; okuma alışkanlığının doğal devamı. Ama karmaşık sistemler bu işi daha da zorlaştırıyor.

Ben Nasıl Bir Yol Aradım?

Benim aradığım şey şuydu:

Hızlı olsun.

Zorlamasın.

Ayrıntıya boğmasın.

Telefonda da kullanılabilsin.

Kitap eklemek zahmet olmasın.

Yani “kütüphanecilik” oynamak değil,kendi okuma hafızamı toparlamak istiyordum. Bir sürü yöntem denedikten sonra bir uygulama buldum. Mükemmel değil ama beni tatmin etti.

Uygulama Neden İşimi Gördü?

Bu uygulama bana şunları sağladı:

Kitapları tek tek yazmak zorunda kalmadım.

ISBN ya da barkodla hızlı ekleme yapabildim.

Okundu / okunacak ayrımı yapabildim.

Not düşebildim.

Aradığım kitabı saniyeler içinde bulabildim.

En önemlisi:

“Bugün ekle, yarın vazgeç” hissi yaratmadı. Sürdürülebilir olması benim için belirleyici oldu.

Burada bir uygulama adı vermek yerine şunu söylemek istiyorum:

Herkesin yolu farklı. Kimisi defterle mutlu olur, kimisi dijital arşivle, kimisi hiçbir şey kaydetmeden.

Benim için önemli olan şuydu:

Kitaplarım kaybolmasın, ben de onları ararken yorulmayayım.

Kitap Kaydetmek Neyi Değiştiriyor?

Beklemediğim şeyler oldu:

Ne kadar okuduğumu daha net gördüm.

Aynı türlere döndüğümü fark ettim.


Düzenli bir kütüphane 

Bazı kitapların yıllardır rafta beklediğini kabul ettim.

Okuma listemi daha gerçekçi yapmaya başladım.

Yani kayıt tutmak, okuma alışkanlığımı kontrol etmek değil; onu tanımak anlamına geldi.


Bu Yöntem Kimler İçin Uygun, Kimler İçin Değil?

Eğer kitap sayınız fazlaysa, aynı kitabı tekrar alma ihtimaliniz varsa ve okuma alışkanlığınızı görmek istiyorsanız bu tür bir kayıt sistemi işinizi kolaylaştırır.

Ancak kitapları sadece keyif için okuyup hiçbir şey kaydetmek istemeyenler için gerekli olmayabilir.


Son Söz: Mükemmel Sistem Yok

Kitap kaydetmenin tek doğru yolu yok. Ama hiç yol olmaması, bir süre sonra insanı yoruyor. Ben kendi yolumu böyle buldum. Belki yarın değiştiririm, belki geliştirim. Ama şunu biliyorum:

Kitaplar artık sadece raflarda değil, hafızamda da bir yere sahip.

Okuyucuya Davet

Sen kitaplarını nasıl takip ediyorsun?

Hiç kaydetmiyor musun, yoksa gizli bir sistemin mi var?

Belki de hepimiz, aynı sorunun farklı cevaplarını arıyoruz.

Benim Kullandığım Uygulama: Benim Kütüphanem

Aradığım düzeni sonunda Benim Kütüphanem uygulamasında buldum. Bunu özellikle söylemek istedim çünkü bu yazı bir “uygulama tanıtımı” değil; gerçekten kullandığım ve beni yarı yolda bırakmayan bir deneyimin devamı. Benim Kütüphanem’in bana iyi gelen tarafı şu oldu:

Türkçe olması,

Arayüzünün sade olması,

Kitap eklerken beni yormaması,

“Okudum / okuyacağım / yarım kaldı” gibi basit ama işe yarar ayrımlar sunması.

En önemlisi de şu:

Kitap eklemek bir görev değil, birkaç saniyelik bir alışkanlığa dönüştü.


Burada adı geçen uygulama bir reklam ya da iş birliği kapsamında değildir; tamamen kişisel kullanım deneyimime dayanır.


Çoğalan kitaplar

Neden Benim Kütüphanem?

Daha detaylı, daha profesyonel uygulamalar da var. Ama ben şunu fark ettim:

Ben kitaplarımı kataloglamak istemiyorum, onlarla bağımı kaybetmemek istiyorum. Benim Kütüphanem bu yüzden işimi gördü. Ne fazla süslü, ne eksik. Bir kitabı barkodla ekleyip kenarına küçük bir not düşebilmek, bazen sadece “bunu sevmiştim” yazmak bile yeterli oldu.

Kütüphane Kaydı Bir Kontrol Değil, Bir Hatırlatma

Bu uygulamayı kullanmaya başladıktan sonra şunu fark ettim:

Kütüphanemi düzenlemek beni kısıtlamadı, aksine rahatlattı.

Aynı kitabı tekrar almaktan kurtuldum.

Raflarda “unutulmuş” kitapları fark ettim.

Okuma tercihlerimi daha net gördüm.

Ve belki en güzeli:

Kitaplarım artık sadece birer nesne değil, küçük hatıralar gibi duruyor listede.

Bu yazı “şu uygulamayı indirin” demek için yazılmadı. Sadece şunu söylemek istiyorum:

Kitapları sevmek yetmiyor bazen, onlarla ilişki kurmanın bir yolunu da bulmak gerekiyor.

Benim yolum şu an Benim Kütüphanem’den geçiyor. Yarın değişir mi? Belki. Ama şimdilik kitaplarım kaybolmuyor, ben de onları ararken yorulmuyorum. Ve bu, benim için yeterli.

Kitap kaydetmek bir zorunluluk değil; okuma yolculuğunu daha farkında sürdürmek isteyenler için bir araçtır.


FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

Blogumda yer alan kitaplarla ilgili diğer yazı ve okuma listelerine de göz atabilirsiniz:

100 Temel Eser: Okumak İçin Bir Liste mi, Yol mu?

Minik Okurlar İçin Büyük Kitaplar: 100 Temel Eser

Martı Yayınları World Romance Classics Serisi

Edebiyatta Aşk: Tutku, Yasak, Yalnızlık ve Kırılganlık

Çocuk Klasiklerinde Hayat, Cesaret ve Umut

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalimba Nedir? Kökeni, Kullanımı ve Nota Okuma Rehberi

2026'da Telifi Düşen 3 Yazar: Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Mithat Cemal Kuntay

Açıköğretim Hakkında Merak Edilenler

İnsan, Hayvan ve Hikaye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

Efsaneler, Şahsiyetler ve Halk Hafızasında Kalan Hikâyeleri: Lokman Hekim

 


Efsaneler, Şahsiyetler ve Halk Hafızasında Kalan Hikâyeler – I

 

Martija de jauregui
 

Bilgelik ve Sessiz Öğretinin Öyküsü

Bazı efsaneler yalnızca bir kişiden değil, bakışın, hatırlamanın ve sözlerin ağırlığıyla yaşar.

Lokman Hekim de öyle bir figürdür; halk hafızasında bilgelik, doğru söz ve şifa ile hatırlanır.

 

Rivayete göre:

Lokman Hekim, insanlara şifa dağıtan, bilgeliği ile tanınan bir kişidir.

Rivayetlerde onun tedavi ettiği hastalar ve öğüt verdiği insanlar, onu sadece hekim değil, halkın gönlünde yaşayan bir efsane hâline getirir.

Lokman Hekim’in gücü, yalnızca bilgi ve şifasında değil, bakışlarında ve verdiği öğütlerde saklıdır; çoğu zaman konuşmaz, ama söyledikleri halk için derin anlam taşır.

 

Lokman Hekim büstü

Kırılma Noktası

Rivayetin en önemli kırılma noktası, Lokman Hekim’in sessiz ama etkili öğütleri ve mucizeleridir.

Bazı anlatılarda bir hastayı kurtarır ama kendisi fark edilmeden yoluna devam eder; bazı rivayetlerde ise halk onun bilgeliğini yıllar sonra hatırlar ve anlatır.

Önemli olan: bilgelik, yalnızca öğrenilen şeyde değil, bakışta ve hatırlanan sözlerde ölçülür.

 

Televizyon ve Halk Hafızasında

TV ve halk anlatılarında Lokman Hekim çoğunlukla sessiz, bilge ve şifa dağıtan bir figür olarak gösterilir. İzleyici, olayları değil, Lokman Hekim’in öğüt ve bakışlarında taşınan bilgelik etkisini hisseder. Halk hafızasında Lokman Hekim: sessiz öğreten, şifa ve bilgelik simgesi olarak yaşar.

 

Lokman Hekim 

Bu Efsane Neyi Söyler?

İnsan, kendi hikâyesini anlatmasa da, görenin ve hatırlayanın gözünde efsaneleşebilir.

Bilgelik ve şifa, sessiz de olsa güçlü bir miras bırakır.

Lokman Hekim, görenin ve hatırlayanın bakışıyla taşınan bir efsanedir.

 

Lokman Hekim:

Karaboğazlı Hatice’nin sessizliğini,

Ferayi’nin kaderini,

Kaşıkçı Güzeli’nin kırılmasını hatırlatır; ama kendi bilgelik ve sessiz öğütleriyle serinin en huzurlu ve derin efsanelerinden biri olarak durur.

 

Lokman Hekim adı kaldı, kendi hikâyesi bakışlarda, hatırlanan öğütlerde ve halkın hafızasında yaşamaya devam etti.

Bazı efsaneler yaşatmak için değil, unutamamak için anlatılır.

Ve bazı bilgelikler, bakıldıkça insanı çoğaltmaz; eksiltir.

 

Bu yazı, ‘’Halkın Hafızasında Kalanlar: Efsaneler, Şahsiyetler ve Televizyona Yansıyan Hikayeleri’’ serisinin ikinci yazısıdır.


Lokman Hekim'in hikayesini beğendiyseniz filmini de izlemenizi tavsiye ederim:




FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

 

Kaynak: Martije de Jauregui. Sendalari nafarra, Fotoğraf: Wikimaribarre, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Sculpture, Çukurova Univerity 03, Fotoğraf: Zeynel Cebeci, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Tarsus statü of Lokman Hekim in 2008 7522, Fotoğraf: Dosseman, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

 

 

 

25 Ocak 2026 Pazar

Gülün Fısıldadığı

 Gülün Fısıldadığı

Osmanlı’da Nesnelerin Dili – IX

 

Fildişi kulemdeki lambanın altından bildiriyorum:

Bildiklerimin bende bıraktığı izleri kayda geçirmek için buradayım.

 

Portland international rose test garden

Gül, bir çiçekten çok bekletilmiş bir sözdür. Söylendiği anda değil; sustuğu yerde anlam kazanır. Bir masanın köşesinde unutulduğunda, bir kitabın arasında saklandığında, bir vazoda günlerce sessiz kaldığında konuşur. İnsan çoğu zaman kelimeleri toparlayamaz; gül, bu eksikliği üstlenir.


black rose

Rengi

Niyetin en yalın hâlidir. Kırmızı gül, kalbin cesaretini taşır; itirafın acele etmeyen biçimidir. Beyaz gül, temiz bir başlangıcın, gecikmiş bir özrün kapısını aralar. Pembe gül, yüksek sesle sevmeyenlerin dilidir; şefkati bağırmadan anlatır. Sarı gül, dostluğun neşesini getirirken araya giren mesafeyi de ima eder. Mor gül, ilk bakışta tutulan nefesi, gizemin çekimini saklar. Siyah gül, bir kapanışın ağırlığını taşır; vedanın soğukluğundan çok direncini anlatır. Mavi gül ise ulaşılmaz olanı, dile getirilemeyen bir arzuyu temsil eder.


Rose-thorns

Gülün Dikenleri

Sevginin süsü değildir; sınırıdır. Yakınlığın dikkat istediğini, her dokunuşun iz bıraktığını hatırlatır. Gül, incitmek için değil; özenle tutulmak için dikenlidir. Sevilmenin bir sorumluluğu olduğunu fısıldar.


Gül Koklayan Fatih - Nakkaş Sinan Bey

Kokusu

Zamana direnir. An geçer, koku kalır. Hatıralar gibi görünmez ama inatçıdır. Bu yüzden gül, verildiği günden çok sonra da konuşur. Bir çekmecede saklanmışsa beklenmiştir; atılmamışsa vazgeçilmemiştir. Gül, kaybolduğunda değil; saklandığında anlamını büyütür.


Knop rose

Taze Bir Gül

Umudun hâlâ ayakta olduğunu söyler. Solmuş bir gül, geç kalınmış cümlelerin tanığıdır; yarım bırakılanların sessiz kaydıdır. Atılamayan her gül, tamamlanamayan bir sözün yerine geçer.


Gül, sevginin zarafetini anlatmaz; niyetini ve sorumluluğunu hatırlatır. Dokunmadan önce düşünmeyi, vermeden önce tartmayı ister. İnsan sustuğunda, gül devreye girer; çoğu zaman söylediğinden çok susturduğuyla hatırlanır.

 

Bu yazı, ‘’Osmanlı’da Nesnelerin Dili’’ serisinin yedinci yazısıdır.

 

 

FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

 

 Kaynak: Black Rose (KPFC), Fotoğraf: Eline Rose, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Knop Rose 'La Sevillana'. Locatie, Tuinen Mien Ruys 02, Fotoğraf: Dominicus Johannes Bergama, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.

Rose Thorns, Fotoğraf: Rude, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

 

24 Ocak 2026 Cumartesi

Türkünün Hikayesi: Telgrafın Telleri


Bir Bekleyiş Türküsünün Hikâyesi: Telgrafın Tellerine Kuşlar mı Konar


Kuşlar tel



"Telgrafın tellerine kuşlar mı konar
Herkes sevdiğine de canım (yavrum) böyle mi yanar"

 

Artamus

 

Bu türküde anlatılan şey yalnızca bir aşk değildir; haber beklemenin, belirsizliğin ve umutla geçen günlerin ağırlığıdır. Telgraf, bir zamanlar insan hayatında bugün telefonun, mesajın gördüğü işlevi görüyordu.

Ama aradaki fark şuydu:

  • Telgraf hemen gelmezdi.
  • Bazen hiç gelmezdi.

Türkünün Arka Planı


Telgraf örneği 

“Telgrafın Telleri”, Anadolu’da özellikle asker yolu bekleyen, gurbete giden sevdiğinden haber alamayan kadınların duygularıyla yoğrulmuş bir türküdür.

Erkek cephededir, iştedir, uzaktadır.
Kadın ise köyde, evde, pencerede…

Haber umudu telgraf tellerindedir.

Ama telgraf telleri sessizdir.

Kuşlar konar, rüzgâr eser, zaman geçer;
haber gelmez.


Telgraf: Umut mu, Azap mı?

Türküde telgraf hem bir umut hem de bir azaptır.

Çünkü:

  • Gelirse sevindirir.
  • Gelmezse insanı tüketir.

Bu yüzden türkü, bekleyişi romantikleştirmez. Tam tersine, beklemenin insanı nasıl yorduğunu anlatır.


Telgraf yazılırken

“Ağlama yar ağlama ben gelirim diye” sözü, aslında bir teselli değil, bir ertelemedir.

Geliş tarihi belli olmayan bir söz…


Türkünün Asıl Acısı

Bu türküyü yakan acı, ayrılığın kendisi değil; ayrılığın ne zaman biteceğinin bilinmemesidir.

Ne bir tarih vardır, ne kesin bir dönüş.

Sadece teller…
Ve o tellerde asılı kalan umutlar.


Diğer Türkülerle Bağlantısı

Bu türkü, blogunda yazdığın diğer türkülerle aynı kaderi paylaşır:

  • Allı Turnam → Haber umudu
  • Hastane Önünde İncir Ağacı → Acıyla yüzleşme
  • Yüksek Yüksek Tepelere → Ayrılıkla yaşamak
  • Telgrafın Telleri → Haber gelmeyişiyle tükenmek



Türkünün hikayesi sizi etkilediyse buyurun izlemeye:







FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.






Kuşlar Tel, Fotoğraf: Vikiçizer, CC BY-SA 4.0, Wikimedia Commons.



Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.


21 Ocak 2026 Çarşamba

Tüketici Hakem Heyetine Başvuru: Gerçek Deneyimlerim, Dilekçe Örnekleri ve Tüyolar


Tüketici Hakem Heyetine Başvuru: Gerçek Deneyimlerim ve Dilekçe Örnekleri


Adaletin simgesi terazi


Fildişi kulemden bildiriyorum.

Bu yazıda, Tüketici Hakem Heyeti’ne nasıl başvuru yapılacağını, hangi durumlarda sonuç alındığını ve gerçek başvuru örnekleriyle sürecin nasıl işlediğini bulabilirsiniz. Paylaşılan örnekler kişisel deneyimlere dayanmaktadır.

Tüketici olarak zaman zaman karşılaştığımız haksız uygulamalar, hatalı faturalandırmalar veya sözleşme şartlarının ihlali gibi durumlar hepimizin başına gelebilir. Ben de kendi deneyimlerimden yola çıkarak 6 farklı başvuru yaptım, bunlardan 5’ini kazandım. 2’sini kayınbabam için yaptım, 4’ünü kendim için. Kaybettiğim başvuruda ek kart olduğu için kaybettim. Bu yazıda hem başvuru süreçlerimi, hem de dilekçe örneklerini paylaşarak sizlerin de yolunu açmayı amaçlıyorum.

Dilekçe Örnekleri

Aşağıda paylaşılan dilekçe özetleri, birebir metinler değil; süreci anlatmak amacıyla sadeleştirilmiş örneklerdir.

💳 Kredi Kartı Aidatı Başvurusu

Birinci örnek, en sık karşılaşılan sorunlardan biri: yıllık kredi kartı aidatı. Bankalar bazen ekstra hizmet karşılığı olmadan aidat kesebiliyor. Benim başvurum şöyleydi:

Yıllık kart aidatı iadesi örneği

Dilekçe Özeti:

Xxxx-xxxx-xxxx-xxxx nolu kredi kartımdan 10.04.2023 ve 10.04.2024 tarihlerinde toplam 384,83 TL aidat ve BSMV kesilmişti. Tüketici Kanunu ve ilgili yasalar gereği bu aidatın hiçbir ek şart olmadan iptalini talep ettim.

Sonuç: Banka, Tüketici Hakem Heyeti tarafından karar verilmeden kartıma ücreti iade etti. Böylece başvurum konusuz kalmış oldu.


Fatura


📚 E-Ticaret Ürünü / Kampanya Sorunu

Dilekçe Özeti:

X internet sitesinde 06.07.2022 tarihinde kampanya kapsamında Alfa Yayınlarından çıkan Suç kitabını 30,25 TL’ye aldım. 18.07.2022’de bana sorulmadan iade işlemi başlatıldı ve müşteri hizmetlerinden dönüş alamadım. Şu an aynı kitap sitede 238 TL’ye satılıyor. Talep: Kitabın indirimli fiyat üzerinden tarafıma sağlanması veya mağduriyetimin giderilmesi.

Sonuç: Site bana kupon tanımlayarak ücret iadesi yaptı. Tüketici Hakem Heyeti karara varmadan sorun çözülmüş, uyuşmazlık konusuz kalmıştır.


🌐 İnternet Aboneliği / Haksız Fatura Artışı

Sözleşme ihlali nedeniyle iade

Dilekçe Özeti:

26.12.2024’te başlattığım internet aboneliğinde, sözleşme gereği ilk iki ay ücretsiz, sonrasında aylık 500 TL olacak şekilde anlaşmıştık. Ağustos 2025’ten itibaren, herhangi bir bilgilendirme yapılmadan faturalarda artış oldu: Ağustos 701,40 TL, Eylül 710 TL, Ekim 699,90 TL, Kasım 909,31 TL. Hizmeti kullanamadığım ve ulaşamadığım için toplam 3.020,61 TL ücretin iadesini talep ettim.

Sonuç: Başvurum kabul edildi ve ücret iadesi yapıldı.


🏠 İnternet Taşıma / Haksız Fatura

Sözleşme ihlali nedeniyle iade

Dilekçe Özeti:

04.01.2024 tarihinde, taşınma sebebiyle internet aboneliğimin yeni adresime taşınmasını talep ettim. Görüştüğüm müşteri hizmetleri, yeni adreste altyapı olmadığını ve taahhüt iptali bedeli alınmayacağını bildirdi. Ancak buna rağmen tarafıma toplam 2.248,70 TL tutarında iki fatura çıkarıldı.

Sonuç: Başvurum Tüketici Hakem Heyeti tarafından kabul edildi, fatura iptal edildi ve mağduriyetim giderildi.


Fatura örneği


📝 Özet ve Tavsiyeler

  • Başvurularınızı vakit kaybetmeden yapın: 6502 sayılı Tüketici Kanunu ve ilgili mevzuatlar çoğu haksız uygulamayı kapsıyor.
  • Dilekçelerinizi açık ve belgeli hazırlayın: Fatura, sipariş detayları ve iletişim kayıtları başvuruda işinizi kolaylaştırır.
  • Bekleme süresini sabırlı yönetin: Tüketici Hakem Heyeti kararı bazen başvurudan önce sorun çözülürse, uyuşmazlık konusuz kalabilir.
  • Her durum için başvuru yapmaktan çekinmeyin: Kredi kartı aidatı, e-ticaret ürünleri, abonelik ve taşınma sorunları gibi farklı kategorilerde haklarınızı kullanabilirsiniz.

📄 Dilekçe Örnekleri

(Tüm dilekçeler sadeleştirilmiş, okuyucu dostu şekilde yukarıda açıklanmıştır.)

💡 Not: Bu yazı, gerçek başvuru deneyimlerime dayanmaktadır. Okuyucular, kendi durumları için benzer adımları atabilir. Başvuruların sonucu, başvuru detaylarına ve ilgili kanunlara göre değişebilir.


Bilgilendirme: Bu yazı hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Her başvurunun sonucu, dosya içeriği ve ilgili mevzuata göre değişebilir.



FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.


Blogumda yer alan kitaplarla ilgili diğer yazı ve okuma listelerine de göz atabilirsiniz:

100 Temel Eser: Okumak İçin Bir Liste mi, Yol mu?

Minik Okurlar İçin Büyük Kitaplar: 100 Temel Eser

Martı Yayınları World Romance Classics Serisi

Edebiyatta Aşk: Tutku, Yasak, Yalnızlık ve Kırılganlık

Çocuk Klasiklerinde Hayat, Cesaret ve Umut

Mitoloji Okumalarına Nereden Başlanır?

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalimba Nedir? Kökeni, Kullanımı ve Nota Okuma Rehberi

2026'da Telifi Düşen 3 Yazar: Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Mithat Cemal Kuntay

Açıköğretim Hakkında Merak Edilenler

İnsan, Hayvan ve Hikaye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar



Kaynak: Bills 3, Fotoğraf: Yasmine.shal, CC BY-SA, Wikimedia Commons.


Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.


20 Ocak 2026 Salı

İnsan, Hayvan ve Hikâye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar

İnsan, Hayvan ve Hikâye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar


Bu satırlar, fildişi kuledeki lambanın altından yazılıyor.

Hayvanlar koşarken

Edebiyat, insanı anlatmanın yollarını ararken çoğu zaman aynayı başka bir varlığa tutar. Hayvanlar, bu aynanın en eski ve en güçlü yüzlerinden biridir. Kimi zaman bir alegori olarak çıkar karşımıza, kimi zaman sessiz bir tanık, kimi zaman ise hikâyenin bizzat merkezindeki özne olarak. Hayvan merkezli anlatılar, yalnızca bir tür sevgisinin değil; iktidarın, vicdanın, sadakatin, yabancılaşmanın ve merhametin edebi kaydıdır. Bu yazıda, hayvanları merkeze alan; bazen politik, bazen felsefi, bazen de kalpten vuran kitaplara kısa açıklamalarla birlikte bakıyoruz.


Alegori ve İktidarın Hayvan Dili


Kitap kapağı

Hayvan Çiftliği – George Orwell

Hayvanlar üzerinden kurulan en güçlü politik alegorilerden biridir. İktidarın nasıl yozlaştığını, devrimlerin nasıl kendi çocuklarını yediğini anlatırken hayvanları yalnızca sembol olarak değil, birer karakter olarak da kurar.



Usta ile Margarita – Mihail Bulgakov

Doğrudan hayvan romanı olmasa da romandaki kedi Behemot, edebiyatın en unutulmaz hayvan figürlerinden biridir. Absürt, alaycı ve şeytani bir figür olarak sistem eleştirisinin taşıyıcısıdır.

Köpek Kalbi – Mihail Bulgakov

Bir köpeğin insana dönüştürülmesi üzerinden, “insan olmanın” ne demek olduğu sorgulanır. Bilim, iktidar ve ahlak eleştirisi hayvan bedeni üzerinden yapılır.


Modern ve Yerli Anlatılarda Hayvan


Kitap kapağı

Haw – Kemal Varol

Bir köpeğin gözünden anlatılan bu roman, insanın kötülüğünü, yalnızlığını ve merhametsizliğini çarpıcı bir sadelikle gösterir.



Lucky – Sezgin Kaymaz

Hayvan-insan ilişkisini sıcak, mizahi ama derin bir yerden kurar. Kaymaz’ın diliyle hayvan, hayatın içinden bir karaktere dönüşür.

Kedi Mektupları – Oya Baydar

Kediler üzerinden yazılmış kısa metinler, insan ilişkilerine, yalnızlığa ve şehre dair zarif bir anlatı sunar.


Hayvan ve insan


Ne Kedisiz Ne Kitapsız – Bilge Karasu

Hayvan sevgisiyle entelektüel yalnızlığın iç içe geçtiği denemelerden oluşur. Kediler burada bir “eşlik eden bilinç”tir.

İstanbul’da Bir Kedi – Gündüz Vassaf

Şehir, insan ve kedi üçgeninde İstanbul’un ruhunu yakalayan kısa ama etkili bir anlatı.

Murakami’nin Kedisi – Aylin Doğan

Murakami edebiyatındaki kediler üzerinden yazının, yalnızlığın ve gündelik hayatın izini süren bir deneme kitabı.

İnsan ve hayvanlar 

Kediler, Köpekler ve Kültürel Hafıza

Uygarlığı Değiştiren 100 Kedi / 100 Köpek – Sam Stall

Tarihte, sanatta ve edebiyatta iz bırakmış hayvanların kısa ama eğlenceli portreleri.

Kediler – Salah Birsel / Charles Bukowski

Birinde zarif ironi, diğerinde sert ve doğrudan bir dil. İki farklı dünya, aynı hayvan.

Kedi Gülüşü – Debiz Kavukçuoğlu

Kediyi estetik ve melankolik bir imge olarak ele alan modern bir anlatı.

Ben Bir Kediyim – Natsume Sōseki

Bir kedinin gözünden insan toplumuna bakılan erken dönem modern Japon edebiyatının önemli örneklerinden.

Kitap kapağı


Kedi Murr’un Hayat Görüşleri – E.T.A. Hoffmann

Kendini filozof sanan bir kedinin ironik ve eğlenceli otobiyografisi.





Hayvan ve Sadakat Hikâyeleri

Savaş Atı – Michael Morpurgo

Bir atın gözünden savaşın yıkıcılığı anlatılır. Savaş, burada insana değil hayvana yük olur.

Hachiko / Haatchi ve Küçük Dostu

Sadakatin, beklemenin ve kaybın gerçek hikâyelerden beslenen anlatıları.

Lassie Yuvaya Dönüş

Ev, aidiyet ve sadakat temalarının klasik örneklerinden.


Hayvan merkezli görsel


Doğa, Özgürlük ve Yolculuk

Kitap kapağı

Söğütlükte Rüzgar – Kenneth Grahame

Hayvan karakterler aracılığıyla dostluk, macera ve doğayla uyum anlatılır.

Siyah İnci – Anna Sewell

Bir atın ağzından yazılmış, hayvan haklarına dair erken ve güçlü bir metin.          

  

Yılkı Atı – Abbas Sayar

İnsanın terk ettiği hayvan üzerinden yalnızlık ve doğa ilişkisi.


Kitap kapağı

Elveda Gülsarı – Cengiz Aytmatov

Bir atla bir insanın hayat boyu süren dostluğu, belleğin ve kaybın hikâyesine dönüşür.

Kitap kapağı

Martı Jonathan Livingston – Richard Bach

Özgürlük ve bireysellik teması, bir martı metaforu üzerinden anlatılır.


Karanlık ve Tekinsiz Hayvan Anlatıları

Felidae – Akif Pirinçci

Bir kedi polisiyesinin ardında sert bir toplum eleştirisi yatar.


Kitap kapağı

Hayvan Mezarlığı – Stephen King

Hayvan sevgisinin karanlık bir yüzü; ölüm, yas ve geri dönüş fikri.

Hayvan Hikâyeleri – Julio Cortázar

Gerçek ile tuhaf olanın sınırında dolaşan, hayvanı bir kırılma noktası olarak kullanan öyküler.

Hayvan merkezli edebiyat, yalnızca hayvanları anlatmaz; insanın kendine bakamadığı yerden ona bakar. Bu kitaplar, merhametin, iktidarın, sadakatin ve yabancılaşmanın edebi kayıtlarıdır. Belki de bu yüzden, bazı hikâyeler bir hayvanla başlar ama uzun süre insanın içinde yankılanır.

FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.

Fildişi Kuledeki Lamba’da yer alan diğer okuma listeleri:

100 Temel Eser: Okumak İçin Bir Liste mi, Yol mu?

Minik Okurlar İçin Büyük Kitaplar: 100 Temel Eser

Martı Yayınları World Romance Classics Serisi

Edebiyatta Aşk: Tutku, Yasak, Yalnızlık ve Kırılganlık

Çocuk Klasiklerinde Hayat, Cesaret ve Umut

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalimba Nedir? Kökeni, Kullanımı ve Nota Okuma Rehberi

2026'da Telifi Düşen 3 Yazar: Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Mithat Cemal Kuntay

Açıköğretim Hakkında Merak Edilenler

İnsan, Hayvan ve Hikaye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar

Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

19 Ocak 2026 Pazartesi

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler


Mitoloji okumak; yalnızca tanrıların, kahramanların ve olağanüstü olayların anlatıldığı bir hikâye takibi değildir.

Farklı dönemlere, kültürlere ve inanç sistemlerine ait anlatılar iç içe geçtiği için mitolojik metinleri okurken bazı temel noktalara dikkat etmek gerekir.

Bu yazı, mitoloji okumaya yeni başlayanlar kadar, okudukça kafası karışan okurlar için; mitolojik metinleri daha bilinçli, daha anlamlı ve daha keyifli okumaya yardımcı olacak bir rehber olarak hazırlandı.


Mitolojik illüstrasyon 


Mitoloji okumak, yalnızca hikaye takip etmek değildir. Farklı dönemler, kültürler ve inanç sistemleri iç içe geçtiği için bazı noktalara dikkat etmek okuma sürecini daha verimli hale getirir.


1.Her miti tek ve kesin kabul etmemek

Aynı mitin farklı anlatımları olabilir. Bir karakter ya da olay, farklı kaynaklarda başka biçimlerde karşımıza çıkabilir. Bu durum bir çelişki değil, mitolojinin doğasıdır.

Mitolojik anlatılar sözlü kültürden beslendiği için zamanla değişmiş, farklı coğrafyalarda yeniden şekillenmiştir. Bu nedenle mitleri tarihsel bir gerçeklik gibi değil; kültürlerin dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimleri olarak okumak gerekir.


Bir mitoloji kahramanı

2.Okuduğun metnin ait olduğu kültürü bilmek

Yunan, Roma, Doğu ya da Kuzey mitolojileri birbirinden farklı dünya görüşlerine sahiptir. Aynı kavram ya da tanrı figürü, farklı kültürlerde bambaşka anlamlar taşıyabilir.

Bir miti kendi döneminin sosyal yapısı, inanç sistemi ve coğrafyası içinde değerlendirmek; günümüz bakış açısıyla yapılabilecek yanlış yorumların önüne geçer ve anlatının derinliğini daha iyi kavramayı sağlar.


3.Tanrı-insan ayrımını bugünün değerleriyle yargılamamak

Mitolojik tanrılar, modern anlamda ahlaki varlıklar değildir. Kıskançlık, öfke, intikam ve güç arzusu mitolojik anlatılarda sıkça yer alır.

Bu özellikler, tanrıların “kötü” olduğu anlamına gelmez; insan doğasının sembolik bir yansımasıdır. Mitleri bugünün etik ölçütleriyle yargılamak yerine, sembolik ve anlatısal düzlemde okumak metni daha anlaşılır kılar.


Antik çağlarda insanlar

4.İsimler ve ilişkiler için not almak

Mitolojide karakter sayısı fazladır ve aile bağları çoğu zaman karmaşıktır. Tanrılar, yarı tanrılar ve kahramanlar arasında kurulan ilişkiler, anlatının temelini oluşturur.

Okuma sırasında kısa notlar almak, soy ağacı çıkarmak ya da mitoloji sözlüklerinden yararlanmak; karakterleri karıştırmadan ilerlemeyi ve anlatıyı bütünlüklü şekilde takip etmeyi kolaylaştırır.


5.Metni sadece olay örgüsüyle sınırlı okumamak

Mitler yalnızca kahramanlık hikâyeleri ya da olağanüstü olaylar anlatmaz. Aynı zamanda doğa olaylarını açıklama, toplumsal düzeni meşrulaştırma ve insan psikolojisini anlamlandırma çabasının ürünüdür.

Bu nedenle mitleri yalnızca “ne oldu?” sorusuyla değil, “neden böyle anlatıldı?” sorusuyla okumak; metnin alt katmanlarını görünür kılar.


Antik kentte yaşam

6.Farklı kaynaklardan okumak

Tek bir kitaba bağlı kalmak, mitolojik anlatıların zenginliğini sınırlayabilir. Aynı miti farklı yazarların, çevirmenlerin ya da derlemelerin gözünden okumak anlatının nasıl dönüştüğünü görmeyi sağlar.

Bu karşılaştırmalı okuma, hem mitin çekirdeğini anlamaya hem de kültürel yorum farklarını fark etmeye yardımcı olur.


7.Acele etmemek

Mitoloji, hızlı tüketilecek bir okuma türü değildir. Yoğun semboller, karmaşık ilişkiler ve çok katmanlı anlatılar sabır ister.

Metni sindire sindire okumak, gerektiğinde geri dönmek ve anlamı zamana yaymak; mitolojik anlatıların sunduğu düşünsel derinliği daha iyi kavramayı sağlar.


Mitoloji dünyası

Mitoloji okurken önemli olan, her şeyi ezberlemek değil; anlatının dünyasına girebilmektir.

Doğru okuma alışkanlıklarıyla mitoloji, karmaşık olmaktan çıkar ve anlamlı bir bütün haline gelir.

Mitoloji, doğru yaklaşımla okunduğunda yalnızca geçmiş uygarlıkları değil; insanın korkularını, arzularını ve dünyayı anlamlandırma çabasını da görünür kılar.

Bu yüzden mitolojik metinler, sabır ve dikkat isteyen; karşılığında ise derin bir düşünce alanı sunan anlatılardır.

Peki sizin okurken en çok zorlandığınız mitoloji eseri hangisi oldu?


FİLDİŞİ KULEDE IŞIK HALA YANIYOR.



Blogumda yer alan kitaplarla ilgili diğer yazı ve okuma listelerine de göz atabilirsiniz:

100 Temel Eser: Okumak İçin Bir Liste mi, Yol mu?

Minik Okurlar İçin Büyük Kitaplar: 100 Temel Eser

Martı Yayınları World Romance Classics Serisi

Edebiyatta Aşk: Tutku, Yasak, Yalnızlık ve Kırılganlık

Çocuk Klasiklerinde Hayat, Cesaret ve Umut

Mitoloji Okumalarına Nereden Başlanır?

Mitoloji Okurken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kalimba Nedir? Kökeni, Kullanımı ve Nota Okuma Rehberi

2026'da Telifi Düşen 3 Yazar: Reşat Nuri Güntekin, Cahit Sıtkı Tarancı, Mithat Cemal Kuntay

Açıköğretim Hakkında Merak Edilenler

İnsan, Hayvan ve Hikaye Arasında: Edebiyatta Hayvan Merkezli Anlatılar



Sitede kullanılan görseller tanıtım ve bilgilendirme amaçlıdır. Telif hakkı ihlali olduğunu düşündüğünüz bir içerik için iletişime geçebilirsiniz.

 

Lambanın Işığı Sönerse: İçsel Sessizlik ve Yalnızlık

Lambanın Işığı Sönerse: İçsel Sessizlik ve Yalnızlık Lambanın Işığı Sönerse: İçsel Sessizlik ve Yalnızlık ...